Her hakkı saklıdır © 2020 Beril Tokcan

    BASINDAN

    Hürriyet Gazetesi

    Ayşe Arman

    15.12.2015 Salı

    Çocuğuma 'Konuşamaz!' dediler

    Hem İngilizce hem Türkçe konuşuyor

     

    CEYDA Düvenci röportajından sonra o kadar çok mail aldım ki...

    Bu ülkede tahminin çok ötesinde “özel ilgiye muhtaç çocuk” olduğunu fark ettim.

    Bizler normal hayatımızı sürdürüyoruz ve zannediyoruz ki, hayat hep bir yaz öğleden sonrası. Öyle değil işte, bazılarımız bambaşka sorunlarla savaşmak zorunda.

    Genellikle de anneler. Bütün özel ilgiye muhtaç çocuk annelerine buradan selam çakıyorum ve hayranlığımı dile getiriyorum. Cennet annelerin ayakları altındaysa, en çok o annelerin ayaklarının altında!

    Bugün de sizi Beril Tokcan’la tanıştırmak istiyorum. Avustralya’da müthiş bir eğitim aldı, grafik tasarımı okudu, şirket kurdu, harika işler yaptı, sonra âşık oldu, evlendi, ikizleri oldu, fakat birine serebral palsi teşhisi kondu. Oğlu için, “Konuşamaz, yürüyemez!” dediler, ama o pes etmedi, gitti araştırdı ve Anat Baniel Metodu’nu buldu. Hatta, metodun yaratıcısının, “Kids Beyond Limits” kitabının Türkçeye çevrilmesine önayak oldu. Birkaç gün önce Doğan Kitap’tan çıktı. Beyinle ilgli 9 temel esastan söz ediyor. Bence sadece özel ilgiye muhtaç çocuk anneleri değil, herkes okumalı.


    Emre’ye 3.5 yıldır bu metot uygulanıyor. “Unutun! Hayatta yürüyemez, konuşamaz!” dedikleri çocuk, yürüyebiliyor hem Türkçe hem İngilizce konuşuyor. Beril, ABM eğitimini aldı, şimdi Türkiye’de yaygınlaştırmaya ve ailelere faydalı olmayı amaçlıyor. Yaşa Beril! Avuçlarım patlayıncaya kadar alkışlıyorum seni...

     

    Röportajın tamamını buradan okuyabilirsiniz.

    Posta Gazetesi

    Anne&Çocuk Eki

    29.07.2016 Cuma

    Sınırlarını aşan bir anne

     

    Oğluna konan serebral palsi (beyin felci) teşhisi sonrası kendini bu konuda farkındalık yaratmaya adayan bir anne Beril Tokcan. Ailelere vermek istediği mesaj ise; “Yapılabilecek

    çok şey var!”

    Bugün beş yaşında olan ikiz çocuklarından Emre’ye 13 aylıkken serebral palsi teşhisi konuyor. Beril Tokcan, ‘Konuşamaz, yürüyemez’ söylemlerine ve nörologlar tarafından çizilen olumsuz tablolara kulaklarını tıkayıp, araştırmalara başlıyor ve halen danışmanı olduğu Anat Baniel Metodu ile tanışıyor. Sonrasında ise hem oğlunun konuşmasına ve adım atmasına şahit oluyor hem de ihtiyacı olan ailelere yardımcı olabilmek ve yol göstermek için kolları sıvıyor. Yaşadıklarını ve yöntemin detaylarını kendi ağzından bizimle paylaştı...

    Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

    Elle Kids

    Suzan Yurdacan

    Ekim 2016

    Beyindeki sınırları kaldıran Anat Baniel Metodu

    Bir mucizenin hikayesi

     

    Bir annenin hayatı erken doğan oğluna konulan beyin felci teşhisiyle aniden yön değiştirdi. O andan itibaren konuyu enine boyuna araştırıp Anat Baniel Metodu’nu buldu. Amerika’ya giderek sertifikalı ABM danışmanı oldu. Beril Tokcan’la bu yolculuğu konuştuk.

     

    Beril Tokcan Türkiye’de ve yurt dışında grafik tasarım eğitimi alıp, Sydney’den döndüğünde kendi ajansını açan; bu alanda pek çok başarılı işe imza atan, ardından Milano’dan gelen iş teklifiyle yurt dışına giden bir genç kadın. Bu tabii hikayesinin bir kısmının özetinin özeti... Bizim konuşacağımız kısım, asıl bundan beş buçuk yıl önce ikizleri Emre ve Deniz’in doğumlarıyla başlıyor.

     

    Röportajın tamamını buradan okuyabilirsiniz.

    Haberturk Gazetesi

    Serfiraz Ergun

    21.07.2018 Cumartesi

    Daha yavaş, düşünerek ve iskeletinizi kullanarak

     

    Bugünlerde iki eğitmen kadınla tanıştım. Chrish Kresge ve Beril Tokcan. Bu kadınlar, bedendeki gücü vücuda dağıtarak, dizlerde, belde ve sırttaki ağrıları öğretiyor. Hem de çok yumuşak, çok yavaş ve sakin hareketlerle. Çünkü kaslarınızı değil iskeletinizi nasıl kullanmanız gerektiğini ve duruşunuzu doğal bir biçimde geliştirmeyi gösteriyorlar. Hareketler çok basit, ama zihinsel olarak zor. Öğrenmek için zihinsel olarak odaklanıp beyninizi devreye sokmanız gerekiyor. İki saat yapılan bir egzersizin ardından bir de bakıyorsunuz her zaman doğal olarak yapageldiğiniz hareketler, oturmanız, kalkmanız, bilgisayarın başındaki postürünüz eklemlerinizi ne kadar gereksiz çalıştırmış, hareketlerinizi nasıl sınırlamışsınız. Daha yavaş ilerleyerek, gereksiz çabayı azaltarak ve daha fazla farkındalık ile kendinizi dinleyerek, sırtınızı, dizinizi, belinizi daha rahat ve işlevsel kullanmayı öğrenebiliyorsunuz. 

    Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.